|
İstanbul’un en önemli yeşil alanlarından biri olan
Ömerli Su Havzası, para uğruna Formula 1 tesislerine
feda edildi, bölgedeki nadir fundalıklar tahrip
edildi, üstelik elde edilecek kazanç konusundaki
tahminler doğru çıkmadı. DHKD, daha da geç olmadan
Ömerli Su Havzası’nın koruma altına alınması
gerektiğini vurguluyor.
Ömerli Su Toplama
Havzası, İstanbul’un önemli içmesuyu kaynaklarından
biri. Biyolojik çeşitlilik açısından da İstanbul’un
mutlaka korunma altına alınması gereken Önemli Bitki
Alanları arasında yer alıyor. DHKD tarafından havza
genelinde yapılan araştırmalarda, nesli tehlike
altında bulunan yaklaşık 40 nadir bitki türü
saptandı. Bunlardan 10 tanesi endemik (Türkiye’ye
özgü) ve bir o kadarı da
Uluslararası Bern Sözleşmesi gereği korumakla
yükümlü olduğumuz bitkiler.
DHKD,
Formula 1 tesislerinin İstanbul’da Ömerli Havzası’na
inşa edileceği kararının açıklanmasından sonra, yer
seçiminin yanlış olduğuna dikkat çekmek amacıyla,
onlarca sivil toplum kuruluşunun 2002-2003
yıllarında bir araya gelerek oluşturduğu Formula 1
Platformu içinde yer aldı. Bu platformun yetkilileri
uyarma ve kamuoyuna bilgi vermeye yönelik
çalışmaları yaklaşık bir yıl sürdü. Platform
nezdinde ve kurumsal olarak yapılan bütün
başvurulara ve girişimlere rağmen, Formula 1
tesislerinin yerine nasıl/hangi kriterlere göre
karar verildiği, hangi kurumlara danışıldığı,
maliyeti ve ekonomik girdilerinin nasıl hesaplandığı
gibi konularda kamuoyuna hiçbir bilgi verilmedi. Ve
sonunda Formula 1 tesisleri temel atma töreni, Eylül
2003’te Başbakanın katılımıyla gerçekleştirildi,
tesislerin Ağustos 2005’teki ilk yarışlara kadar
büyük bir hızla tamamlanabilmesi için bütün
olanaklar seferber edildi.
DHKD,
Ağustos 2004-2005 arasında Formula: 1 / Flora:
0 sloganıyla bir proje yürütmeye başladı.
Projede kapsamında,
i) Formula
1 tesislerini çevreleyen doğal alanlarda flora
araştırması yapıldı. Bu araştırmada
tesisleri
çevreleyen fundalıklarla kaplı tepeler ve vadilerde
500 bitki türünün yetiştiği
belirlendi.
ii) Kamuoyu
bilgilendirme çalışmaları yürütüldü.
iii) Formula
1 tesislerinin, bölgenin yapılaşmasını tetikleyeceği
düşünülerek, havzaya resmi
koruma statüsü
kazandırılması amacıyla girişimlerde bulunuldu.
Ancak bütün bu çalışmalara karşın, Ömerli Su
Havzası’nın tam ortasına inşa edilen Formula 1
tesisleri, başta yer seçimi olmak üzere, günümüze
kadar Türkiye’de finansal, sosyal ve doğal çevre
fizibilite çalışmaları yapılmadan kötü planlanmış
başarısız bir yatırım örneğidir. Bu yatırımda içme
su havzası koruma kuşağı, havzayı besleyen
Değirmendere mutlak koruma kuşağı, çevresel etki
değerlendirmesi, şehir planlama ve doğa koruma ilke
ve öncelikleri hiçe sayılmıştır. 20 milyon dolar
harcanması öngörülen ancak 230 milyon dolara
tamamlanan bu yatırımla ilgili olarak kamuoyuna hiç
bilgi verilmemiş, sivil toplum kuruluşlarından görüş
alınmamış; buna karşılık yapılan harcama ve
uğranılan zarar, devletin ve halkın cebinden
çıkmıştır.
Bu
kötü örneklerin tekrarlanmaması ve İstanbul’un doğal
alanlarına daha fazla zarar verilmemesi için,
Formula 1’den sonra Ömerli Su Havzası’nın
geleceğinin resmi bir koruma statüsü ile garanti
altına alınması elzemdir. Küresel ısınma nedeniyle
geleceği zaten büyük bir tehdit altında bulunan
nadir su kaynaklarımızın korunması ve içme suyu
arıtma yatırımlarının arttırılması; İstanbulluların
yaşam kalitesi ve sürdürülebilir sağlıklı bir yaşam
için önceliklidir.
DHKD, İstanbul için
şehir dışında su kaynaklarının aranması yerine
mevcut su kaynaklarının çok daha iyi korunması,
koruma alanlarının arttırılması ve doğa koruma
önceliklerine göre şehir planlama yapılması
gerektiğine inanıyor. Bu nedenle Ömerli Su
Havzası’nın acilen koruma altına alınması
gerektiğini bir kez daha vurguluyor.
|