Biz Türkiye'nin doğasını korumaya kararlıyız. Bize katılın !   *   Biz Türkiye'nin doğasını korumaya kararlıyız. Bize katılın !   *   Biz Türkiye'nin doğasını korumaya kararlıyız. Bize katılın !
       ETKİNLİK   Basın Duyuruları

ÖMERLİ SU HAVZASI ACİLEN KORUNMALI

İstanbul’un en önemli yeşil alanlarından biri olan Ömerli Su Havzası, para uğruna Formula 1 tesislerine feda edildi, bölgedeki nadir fundalıklar tahrip edildi, üstelik elde edilecek kazanç konusundaki tahminler doğru çıkmadı. DHKD, daha da geç olmadan Ömerli Su Havzası’nın koruma altına alınması gerektiğini vurguluyor. Daha fazla bilgi


RACE TO SAVE ISTANBUL’S VANISHING GREEN BELT

Conservationists have a tough race on their hands to save Istanbul’s unique conservation habitats.  National and international legislation is being ignored as the Turkish Government pushes forward plans to build a third bridge over the Bosphorus, and to stage the first Formula 1 race in Istanbul by August 2005.  In both cases, precious and distinct habitats will be lost forever. 

The province of Istanbul covers over 5,000 km² and provides a home to over 2000 native plant species.  Approximately 200 of these are listed in the national Red Data Book, and an additional 30 are endemic to Turkey. This nationally and internationally important area is made up of an astonishing variety of habitats: sand dunes, heathland, wetland, grassland, and coppice forests – all of which are under threat.  The heavy toll of urban expansion, mineral extraction, deforestation, afforestation and water supply needs has resulted in an immeasurable loss to Istanbul's natural heritage.

Formula 1

Within one of Istanbul’s major water catchment areas, and in one of the city’s Important Plant Areas (a designated site of national biodiversity importance), FI is constructing a new racetrack with the aim of staging the first race in Istanbul in August 2005. Already, areas of heathland, grassland and wetland have been irreparably damaged.  At least six Bern species thrive within the IPA, making it eligible for more detailed research and protection.

Third bridge over Bosphorus

Plans to construct a third bridge over the Bosphorus have just been proposed by the Turkish Government. The new bridge, to be built on the upper Bosphorus, will cause massive destruction to the green belt extending into northern Istanbul. In turn, this will allow for more legal and illegal developments to the area, as previously happened during construction of both the first and second bridges over the Bosphorus. Inevitably, the new bridge will also encourage more private car traffic, adding pressure to Istanbul's current traffic dilemma and increasing both air and noise pollution in the city.

National and international legislation is being ignored in both cases and these current developments are a prime example behind recommendations declared at the Vth IUCN World Parks Congress, in Durban, South Africa (September 2003) regarding cities and protected areas. DHKD strongly urges international nature conservation agencies to lobby against the Turkish Government which is allowing this continued destruction to the last remnants of green areas in Istanbul.


PARA DEYİNCE AKAN SULAR DURUYOR!

 

İstanbul’daki yaşamı destekleyen su kaynaklarımızı korumak yerine, Formula 1 ile gelecek paranın hesabı peşinde yanlış üzerine yanlış yapıyoruz.

 

Birkaç yıldır yetkililere yönelttiğimiz, “Formula 1 için neden İstanbul, neden Ömerli Havzası?” sorularımız yanıtsız kaldı. Yapılan uyarılara ve mevcut yasalara rağmen Formula 1 tesislerinin Ömerli Havzası’nda yapımı hızla devam ediyor. Oysa, Ömerli Su Toplama Havzası güzel İstanbul’un henüz yapılaşmamış son birkaç doğal alanından biri.

 

Formula 1 tesislerinin İstanbul’da Ömerli Su Toplama Havzası’nda yapımına başlanmadan önce hiçbir ön araştırmanın (Çevresel Etki Değerlendirmesi) gerçekleştirilmemiş olması; Formula 1 projesinin altyapısı için açılan ihalenin adaletsiz yapılması; ihale yapıldığında uygulama projesinin hazır ve onaylı olmaması; müteahhit firmaya fazladan ödeme yapılması; Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün İstanbul Ticaret Odası’na (İTO) düşük bir fiyata 15 yıllığına kiraya verdiği Formula 1 arazisinin aslında Süheyl Efendi Vakfı’na ait olması ve bunun mahkeme kararıyla ispatlanması; Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın Formula 1 inşaatında yapılan usulsüzlüklerden dolayı suç duyurusunda bulunması... İşte projeyle ilgili geçtiğimiz günlerde çeşitli gazetelerde yer alan yanlışlıklardan bazıları! Üstelik yanlışlıklar silsilesi devam ediyor.

 

DHKD Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Neriman Özhatay, “Aşırı nüfus artışı, gecekondulaşma, trafik ve şehrin kontrolsüz büyümesi gibi İstanbul’un karşı karşıya bulunduğu doğal ve kültürel pek çok sorunun üstüne Formula 1 yatırımını anlamak mümkün değil” diyor. İstanbul gibi güzelliğiyle ve tarihiyle övündüğümüz bir şehri nasıl bu kadar kolay gözden çıkarabiliriz? Su havzalarının korunmadığı ve doğal alanların traşlandığı bir kent, bir yaşam alanı olabilir mi? Yetkililer için para deyince akan sular duruyor. İstanbul’da yaşayanların susuzluktan nasıl etkilenecekleri hesaba katılmıyor. Oysa, bilim adamlarına göre 2005 yazı, insanlık tarihinin en sıcak yazlarından biri olacak. Birleşmiş Milletler’in 2002 raporuna göre, dünyada 1.1 milyar insan temiz suya muhtaç. Yaşamı destekleyen ve bütün canlıların bağımlı olduğu su kaynaklarını korumak yerine, İstanbul’a başka şehirlerden su getirme projeleri çok mu ucuz ve akılcı? Formula 1 ile gelecek paranın hesabını yaparken, kaybettiklerimizin hesabını yapamıyoruz.


BENİM ŞEHRİM NE KADAR YEŞİL?

 

Tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de nüfusun büyük bir çoğunluğu artık şehirlerde yaşıyor. Kırsal kesimden şehirlere devamlı göç, şehirlerde ve şehirleri çevreleyen doğal alanlarda çevre sorunlarına yol açıyor. İstanbul, bu konuda Türkiye’de ele alınması gerekli en çarpıcı ve acil örnek. 

 

İstanbul tarihi, kültürel, doğal ve turistik özellikleriyle Türkiye’nin en önemli şehirlerinin başında geliyor. Her yıl yüzlerce bin kişinin göç ettiği İstanbul’da nüfus ve yapılaşma birbirine paralel, hızla artıyor.  Nüfus artışı daha fazla yapıyı, daha fazla yolu ve daha fazla arabayı tetikliyor. Buna karşın, şehri çevreleyen doğal alanlar başta olmak üzere,  İstanbul’un yeşil alanları ve dolayısıyla şehirdeki yaşam kalitesi azalıyor. Örneğin, İstanbul’da doğal alanlara gitmek için kaç saat araba kullanmak gerekiyor? İstanbul’da spor yapılabilecek, çocukların koşup oynayabileceği ve bir ailenin doğa ile baş başa olabileceği,  evlerden yürüme mesafesinde kaç tane yeşil alan var?

 

Almanya’nın en büyük şehirlerinden birisi olan Cologne, kişi başına düşen 75 m2’lik yeşil alan miktarıyla övünüyor. İngiltere’nin en yeşil şehirlerinden biri olan Norwich’te kişi başına düşen yeşil alan miktarı 32 m2. Belçika’nın başkenti Bürüksel’de bu rakam 27 m2. İstanbul’da bir kişiye düşen yeşil alan miktarı olarak verilen rakam ise : 4.64 m2 (Aksoy 2001). 

 

İstanbul’da kişi başına düşen yeşil alan miktarının artırılması için gerekli en önemli iki koşul: il sınırları içindeki doğal alanların koruma altına alınması ve şehir içindeki park gibi yeşil alan sayısının artırılması. DHKD Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr.Neriman Özhatay, “Uzun yıllar yaptığımız araştırmalar sonucu, İstanbul’da mutlaka koruma altına alınması gereken toplam 7 Önemli Doğal Alan belirlemiş durumdayız. Bu alanlar ve İstanbul’un sahip olduğu zengin bitkisel çeşitlilik hakkındaki verileri paylaşmaya hazırız” diyerek doğa korumacıları, planlamacıları ve karar vericileri işbirliğine davet ediyor. İstanbul’un dünya çapında tanınan sağlıklı bir topluma, ekonomiye ve çevreye sahip olabilmesinde, belediye başkanları başta olmak üzere yöneticilerin ve kamuoyunun ilgi ve isteği çok önemli.


ALTIN YUMURTLAYAN TAVUĞU KESMEK

Günümüzde doğal kaynaklar, insanlık tarihinde hiç olmadığı kadar hızlı ve büyük miktarlarda tüketiliyor. Son 40 yılda birkaç kez katlanan bu hızlı tüketimde, ekonomik nedenler baş rolde. Dünya Kaynaklar Enstitüsü’nün (WRI) yaptığı bir araştırmaya göre madencilik, petrol/petrol ürünleri endüstrisi ve diğer sektörlerin faaliyet gösterdiği doğal alanların %75’i doğa koruma bakımından çok önemli alanlar