Biz Türkiye'nin doğasını korumaya kararlıyız. Bize katılın !   *   Biz Türkiye'nin doğasını korumaya kararlıyız. Bize katılın !   *   Biz Türkiye'nin doğasını korumaya kararlıyız. Bize katılın !
      ETKİNLİKLER   Etkinlikler


DHKD FOTOĞRAF SERGİSİ

İstanbul’un Yeşil Hazinesini Korumak konulu fotoğraf sergimiz, 2-10 Haziran 2007 tarihleri arasında İstanbul Cevahir Alışveriş ve Eğlence Merkezi’ndeydi. Derneğimizin İstanbul’un Doğal Alanları Projesi kapsamında düzenlediği bu sergi, İstanbul’un olağanüstü zengin bitki örtüsü ve nesli tehlike altındaki doğal bitkilerini kamuoyuna tanıtmak ve karşı karşıya bulunduğu tehditlere dikkat çekmeyi  amaçlıyor. Sergide İstanbul’un nadir ve endemik bitki türlerine ve habitatlarına ait 25 fotoğraf yer alıyor. Sergi sırasında, DHKD ürünlerinin yer aldığı bir iletişim standı da kuruldu.

ABANT GÖLÜ VE ÇEVRESİNE GEZİ

Taze bir sabahta doğaya gönül vermiş bir avuç kişiyle beraber, uzun ve güzel bir geziye başladık. Birkaç saatlik yolculuktan sonra bir tepenin üzerindeki manzaranın cazibesi ve bir çeşmenin çağrısına uyarak ufak bir mola verdik..
Daha fazla bilgi

ŞİLE, SARIKAVAK GEZİSİ

28 Nisan, Cumartesi Şile, Sarıkavak gezisini gerçekleştirdik.. İstanbul’un beton ve insan kalabalığından, trafiğinden, gürültüsünden ve kirliliğinden kaçıp kendimizi Şile’nin güneyindeki kırsal yerleşimlerden, Sarıkavak’ın doğal güzelliklerine attık. Gözlerimiz tepeleri ve vadileri kaplayan yeşilde dinlendi, ciğerlerimiz temiz havada bayram etti, kulaklarımız ve ruhumuz bülbül ve diğer kuş sesleriyle coştu. Kıpkırmızı gösterişli çiçekleriyle nadir şakayıkları görmekten çok mutlu olduk. Sarıkavak’ın en önemli karakteristik güzelliklerinden biri olan şakayıkların değerini bilmeyen ve her gelene demet demet toplayarak ikram eden köy halkını da uyarmaya çalıştık.   

Bir ay sonra yaz geliyor. Doğa ve doğa gezileri yaz aylarında da çok güzel, ancak ilkbahardaki geziler bir başka.  

Kuzey Boğaziçi Gezisi

17 Mart, Cumartesi günü, Kuzey Boğaziçi’ndeydik: Anadolu Yakası’nda, Beykoz üzerinde Akbaba, Dereseki ve Poyraz köyleri civarında yürüyüş yaptık. Boğaziçi’nin eşsiz görüntüsü eşliğinde sarp kayalık yamaçlar, ormanlık ve fundalık alanlarda, üyelerimiz ve diğer doğa severlerle güzel bir gün geçirirken; aynı zamanda İstanbul’un kuzeyinde mutlaka koruma altına alınması gereken doğal alanlar hakkında bilgi ve fikir alışverişinde bulunduk

İstanbul İçin

10 Mart 2007, Cumartesi günü Şişli Belediye Başkanlığı konferans salonunda DHKD üyeleri, gönüllüleri ve doğa severlerle buluştuk. Önce İstanbul’un “Doğal Alanları ve Yaşam Ortamları Sergisi’nin fotoğrafları ve bunlara ait küçük bilgiler elbirliği ile küçük salona asıldı.

Daha sonra yandaki büyük salonda, “Yaşayan Hazine” belgesel filminin özeti izlendi. Fatih Orbay’ın hazırlayıp sunduğu bu belgeseldeki Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğinden muhteşem görüntüler izleyenleri büyüledi.
Daha fazla bilgi

GEZELİM, GÖRELİM, FARKINA VARALIM

DHKD ve Abacı Turizm A.Ş. işbirliği içinde 2007’nin ilk doğa gezisini 17 Şubat 2007, Cumartesi günü Ömerli Havzası’na yaptık. Yağmurlu bir havaya denk gelmesine rağmen, geziye katılanlar şehrin stresinden uzakta, temiz havada yürüyüş yapmanın mutluluğuna vardılar. Üstelik, gezi sırasında İstanbul’un tehlike altındaki doğal alanları ve nadir bitkilerinden bazılarını da tanıma imkanı buldular: Ömerli Havzası’ndaki fundalık ve koru habitatlarında yürüyüş yaparken İstanbul kardelenleri, Karadeniz siklamenleri, Ümraniye çiğdemleri, çuha çiçekleri ve menekşelerle buluştular.

 

Doğa gezileri aracılığıyla, doğa severlere İstanbul’un doğal alanlarını ve nadir bitkilerini tanıtmaya ve doğa korumanın önemini vurgulamaya çalışıyoruz. Bir sonraki gezide (17 Mart, Cumartesi) Anadolu yakasında, Boğaziçi’nin kuzey kesimlerinde olacağız.   

DHKD’nin 2005 Bahar Programı kapsamında 26 Şubat, Cumartesi günü İstanbul’da Ömerli Su Toplama Havzası civarına bir gezi gerçekleştirildi.

 DHKD üyeleri ve üye olmayan doğaseverlerden oluşan küçük bir grup, sabah havzanın nadir  fundalıklarında, öğleden sonra da küçük bir koruda yürüyüş yaptı. Fundalıklarda çiğdemlerin, koruda ise kardelenlerin, siklamenlerin ve çuha çiçeklerinin zevkine varıldı. Gezi sırasında görülen nadir bitkilerden bazıları aşağıda verilmektedir.

Kardelen (Galanthus plicatus ssp.byzantinus): Bu güzel kardelen türü Türkiye’nin kuzeybatısına özgüdür (endemik). Türkçe adı kendisine en yakışan bitkilerimizden biri olan kardelenler, soğuk ve kapalı kış  günlerinde çiçek açarak baharın müjdesini verir. İstanbul’da kontrolsüz büyüme ve aşırı yapılaşma sonucu doğal alanların tahrip edilmesine bağlı olarak nesli tehlike altında bulunmaktadır.                     (Resim: Yüksel Altun)
   

Yabani siklamen (Cyclamen coum): Bu siklamen türü kış aylarında çiçek açan birkaç bitkiden biridir. Ağaçlar altında, yamaçlarda nemli ve gölge yerlerde siklamen renkli minik çiçekleriyle kendini fark ettirir. Soğuk havalara dayanaklı olan bu güzel siklamen türü büyük çoğunlukla  Türkiye’nin kuzeyinde yetişir. Yabani siklamen Türkiye’nin de taraf olduğu Bern Sözleşmesi gereği doğal yaşam alanlarında korumakla yükümlü olduğumuz bitkilerimiz arasındadır.                      (Resim Mustafa Keskin)
   

Ümraniye çiğdemi (Crocus pestalozzae):  Bu beyaz çiçekli çiğdem türünün bir zamanlar İstanbul il sınırları içindeki fundalıklarda çok zengin popülasyonları yer almaktaydı. Erken çiçek açan bitkilerimizden biri olan bu güzel çiğdemler fundalıkların tahrip edilmesi nedeniyle büyük bir tehdit altında. İstanbul şehrinin hızlı, kontrolsüz ve plansız genişlemesi sonucu doğal fundalık alanlarının %85’i yok olmuştur. Ümraniye çiğdemleri de doğal yaşam alanları olan fundalıklarla birlikte yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. (Resim: Yüksel Altun)
 

         26 Mart, Cumartesi günü İstanbul, Sarıyer’de kurulu Atatürk Arboretumu ve İstanbul’un en önemli yeşil alanlarından biri olan Belgrad Ormanında bir yürüyüş yapıldı. Birkaç saat süren bu yürüyüşün ilk etabı, Türkiye’nin ilk ve en güzel arboretumu olan Atatürk Arboretumu içinde kültüre alınmış yerli ve yabancı ağaç türleri arasında ve göletler etrafında gerçekleşirildi. Öğleden sonra ise Belgrad Ormanının zengin bitki örtüsü ve kuş sesleri içinde canlandırıcı bir yürüyüş daha yapıldı. Gezi sırasında görülen bazı ilginç bitkiler aşağıda  verilmiştir.

        Gezi sonunda, Sarıyer kıyılarında çaylar yudumlanırken boğazın sularında bata çıka neşeyle ilerleyen yunusları görmek ve izlemek de bu gezinin bir sürprizi oldu.      

Tavşan memesi, Yaban mersini (Ruscus aculeatus)

Türkiye’nin kuzeyinde ve batısında yetişen her mevsim yeşil bir bitkidir. Çiçekleri başkalaşım (metamorfoz) sonucunda yaprak görünümü kazanan dallarının üzerinden çıkar. Bu nedenle meyveleri yaprakların üzerinden çıkıyormuş gibi gözükür. Sonbaharda olgunlaşan parlak kırmızı renkli meyveleri nohut büyüklüğündedir. Bitkinin toprakaltı kısımları her yıl toplanarak ihraç edilmektedir. Aşırı toplama nedeniyle doğal yayılış alanlarında sayıları oldukça azalmıştır. Ayrıca her yıl Aralık-Ocak aylarında dallarının ucuna Smilax excelsa’nın kırmızı renkli meyveleri bağlanarak İstanbul sokaklarında “kokina” adıyla satılır.

 

 

Basur otu (Ranunculus ficaria)                        Erken çiçek açan parlak sarı renkli çiçekleri ve kalp şeklindeki yapraklarıyla çok çekici bir bitkidir. Türkiye’de yaygın olarak yetişir. Andırın (Kahramanmaraş) köylerinde bitkinin “Arpacık soğanı” adı verilen kökleri toplanır, kurutulur ve salep adı altında gerçek saleple karıştırılarak satılır.

 

 

Gizli ot (Lathraea squamaria)

Türkiye’nin nemli ormanlarında yayılış gösteren bu bitki, kayın, gürgen, kızılağaç gibi ağaçlarının kökleri üzerinde parazit olarak yaşar. Ağaç tabanından toprak üstüne yükselen bitkinin boyu 25-30 cm’yi bulur. Beyazdan koyu pembeye değişen çiçeklerinin yanı sıra gövdesinin üst kısımları da pembemsi renktedir, Yeşil yaprakları olmayan bu parazit bitkinin yatıştırıcı ve uyutucu etkisi olduğu bilinmektedir.

 

Funda, Süpürge Çalısı (Erica arborea)

Beyaz ya da pembe renkli çiçekli, kışın yapraklarını dökmeyen çalımsı bir bitkidir. Tıbbi ve ticari değeri vardır: bitkinin yaprakları idrar arttırıcı etkiye sahiptir. Bitkinin toprak üstü kısımları süpürge yapımında, kökleri ise pipo yapımında kullanılır. Fundaların ağırlıkta olduğu doğal yaşam alanlarına (habitat) ‘fundalık’ adı verilir. Fundalıklar nesli tehlike altında bir habitat tipidir ve bu nedenle uluslararası sözleşmelerle tüm dünyada koruma altına alınmıştır.

 

 

Çuha Çiçeği, Mart Çiçeği (Primula vulgaris)

Türkiye’nin nemli ormanlarının süsü olarak bilinen bitkiye orman menekşesi de denir. Ağaçların altında yetişen çok yıllık otsu bir bitkidir. Çiçekleri genellikle koyu pembe ya da siklamen, bazen de sarı ya da beyaz renklidir.  Baharın habercilerinden olan bitkiye pazarlarda ve çiçekçilerde de rastlanmaktadır.

(Hazırlayan :Gülay Ecevit-Genç)

 

 


          Daha önce 30 Nisan olarak duyurulan Şile gezisi hava muhalefeti nedeniyle 14 Mayıs 2005 tarihine ertelendi. 14 Mayıs, Cumartesi günü çok güzel bir havada Sile’ye gidildi. Öğleden önce, yeşillikler ortasındaki Sarıkavak yerleşim alanını daha da güzelleştiren şakayıklar (Paeonia peregrina) ziyaret edildi ve fotoğrafları çekildi. Koyu kırmızı çiçekleri ve koyu yeşil yapraklarıyla son derece güzel görünen şakayıklar arasında öğle yemeği yenildi. Daha sonra Sarıkavak civarında her ton yeşilin ve rengarek çiçekli bitkilerin içinde bir yürüyüşe çıkıldı. Tepeler arasında, yamaçlar üzerinde gerçekleştirilen bu yürüyüşün en ilginç deneyimleri arasında, vadi tabanında akan buz gibi bir dereden paçaları sıvayarak geçmek, Bizans döneminden kalma bir kaleden kalma duvar kalıntılarına tırmanmak ve küçük bir alanda dört ayrı cinse ait orkide çiçekleriyle karşılaşmak sayılabilir. Öğleden sonra, Şile sahillerinde de kısa bir yürüyüş yapıldı.  

 

Sakayık (Paeonia peregrina):  Yöresel olarak ayıgülü ve tombak gibi isimlerle de adlandırılan şakayıklar fincan şeklinde iri gösterişli çiçekleri, koyu yeşil iri yapraklarıyla çok güzel bitkilerdir. Bahçe bitkisi olarak kullanımının yanı sıra, köklerinin tıbbi amaçlarla kullanıldığı da bilinmektedir. Ortaçağdan beri sara nöbetleri ve öksürük de dahil olmak üzere çok geniş bir tıbbi kullanım alanı içinde yatıştırıcı olarak kullanılmaktadır.  Tüm Avrupa’da 9 türü ve 9 alttürü yetişen şakayıklar bakımından Türkiye en zengin ülkelerden biridir. Türkiye’de toplam 9 farklı şakayık doğal olarak yetişir. Bunlardan resimde görülen şakayık (P.peregrina) Türkiye’nin batısı ve kuzeybatısında yetişir. Türkiye’de şakayıklar tıbbi bitkiler olarak yurt dışına ihraç edilmek üzere doğadan toplanmaktadır. Köklerinin toplanması nedeniyle, özellikle Türkiye’nin batısında doğal popülasyonlarında azalma olduğu bilinmektedir. Bu nedenle şakayık ihracatı kontrol altına alınmalı, sürdürülebilir bir ticaret için üretimleri yapılmalıdır.
 

(Resimler: Şafak Şekeroğlu)


DHKD 2005 BAHAR PROGRAMI
 

 

26.02.2005, Cumartesi
10:00 – 16:00

Ömerli Havzası Gezisi

Formula 1 inşaatının devam ettiği Ömerli Havzası’nın güneybatısına ve kuzeybatısında yer alan Cumhuriyet ve Hüseyinli köylerine gideceğiz. Flora ve fauna türleri bakımından çok zengin bir habitat olan fundalıklarda yürüyüş yapacağız. Kardelen, siklamen, çiğdem ve çuha çiçeklerini göreceğiz.

 

12.03.2005, Cumartesi
14:00 – 15:30
DHKD

Söyleşi:

İç Anadolu Ormanlarının Son Sığınakları
Karacadağ ve Karadağ Volkanları Üzerinde Orman Kalıntıları

Doç.Dr. Meral Avcı  (İstanbul Üniversitesi)

 

26.03.2005, Cumartesi
10:00 – 16:30

Belgrad Ormanı ve Atatürk Arboretumu Gezisi

Sarıyer, Bahçeköy’de kurulu Atatürk Arboretumu ve Belgrad Ormanı içinde yürüyüşler yapacağız. İstanbul için akciğer vazifesi gören Belgrad Ormanı’nın zengin florası ve faunası hakkında bilgi edineceğiz.  

 

16.04.2005, Cumartesi
14:00 – 15:30

DHKD

Söyleşi:

İklim Değişikliği  Biyoçeşitlilik  ve Ekosistem
 Prof.Dr. Nüzhet Dalfes   (İTÜ )

 

30.04.2005, Cumartesi
09:00 – 18:00

Şile Gezisi

Şile kıyılarına ve Sarıkavak’a gideceğiz. İstanbul’un en önemli kıyı kumullarına ev sahipliği yapan Şile kıyılarında ve Sarıkavak civarındaki nadir şakayıklar ve doğal bitki örtüsü içinde yürüyüşler yapacağız. 

 

07.05.2005, Cumartesi
14:00 – 16:00

DHKD

Söyleşi:

Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesinin Denizel ve Kıyısal Alanlarının Biyolojik Çeşililiğinin Tespiti ve Film Gösterimi
Doç.Dr. Erdoğan Okuş  (İstanbul Üniversitesi)