|
İstanbul, 3 Mart 2010 Değerli DHKD Üyeleri, 27 Şubat 2010 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurulu’muzda alınan kararla, Derneğimizin 1992 yılında başlattığı vakıflaşma süreci son aşamasına gelmiş bulunuyor. Kimilerinizin hatırlayacağı gibi, 90’lı yıllarda bazı projelerimizin uzun dönemli koruma planlarına dönüşmesi ve proje sayımızın artmasıyla birlikte, vakıf statüsünün daha uygun bir yapı olduğu ve bu yönde çalışmaların başlatılması gerekliliği konusunda genel kurul kararı alınmıştı. Daha sonra 1996 yılında Derneğimizin kurucu üyesi olduğu Doğal Hayatı Koruma Vakfı (DHKV) kurulmuş, dönüşüm süreci başlamıştı. Bunu takiben, Derneğin kendini feshedip, kurucusu olduğu DHKV’ye katılması suretiyle vakıflaşma projesinin tamamlanması planlanmıştı. Aradan geçen yıllarda çeşitli nedenlerle bu süreç tamamlanamadı. Hatta bir süre, Derneğin de Vakfın yanı sıra varlığını sürdürmesi modeli çeşitli dönemlerde denendi. Ancak bir yandan doğayı tehdit eden küresel sorunların artması, diğer yandan bunlarla mücadele için gerekli parasal kaynakların ve uzmanlığın daha verimli kullanılması gerekliliği, Dernek - Vakıf bölünmesinin sakıncalarını sürekli gündemimize getirdi. Bunun üzerine geçtiğimiz aylarda DHKD - DHKV birleşmesi kararını yeniden Genel Kurulumuzun görüşüne sunmak üzere çalışmalara başladık. Bu süreç içinde derneğimizde kuruluşumuzdan bugüne kadar seçimle göreve gelmiş tüm başkanların görüşlerini de aldık ve Genel Kurul’a katılan üyelerimizle paylaştık. Birleşme kararı Olağanüstü Genel Kurul’a katılan üyelerimizin %83’ü tarafından onaylandı. Yönetim Kurulu arasından seçilen Tasfiye Kurulu’nun yöneteceği bu birleşme sürecinde, dernek aidatını ödemiş olan üyelerimiz arzu ettikleri takdirde yeniden aidat ödemeden DHKV üyesi olabilecek. Diğer taraftan derneğin halen sürmekte olup Ağustos ayında sona erecek olan BTC projesi aynı kadrolarla yürütülmeye devam edecek; ve bitki koruma çalışmaları, Vakfın doğa koruma programına entegre edilecek. Kelaynak logomuz DHKV logosuna dönüştürülerek vakıf adına tescil ettirilecek, Derneğimizin ve Vakfımızın ortak geçmişini oluşturan tüm yayın, fotoğraf ve belgelerimiz Vakıf tarafından dijital ortama aktarılarak arşivlenecek. Bundan böyle hem hukuken, hem de fiilen, Derneğimiz Vakfımızın geçmişini, Vakfımız da Derneğimizin geleceğini oluşturacak. 35 yıllık geçmişiyle pek çok sivil toplum kuruluşuna örnek olan Derneğimizin kurumsallaşma yolculuğunda önemli bir kilometre taşı oluşturan bu kararın, doğa koruma mücadelemize güç katacağına inanıyoruz. Bu mücadeleyi Vakıf çatısı altında hep birlikte sürdürmeyi diliyoruz. Saygılarımla, Nergis Yazgan |
|
Doğal Hayatı Koruma Derneği Vakıflaşma Sürecini Tamamladı
1975 yılnda bir grup sanatçı ve aydın tarafından kurulan ve doğa koruma alanında öncü çalışmalar yapan Doğal Hayatı Koruma Derneği (DHKD), 15 yıl önce Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nı (DHKV) kurarak kurumsal yapısını güçlendirmiştir. DHKV, 2000 yılında dünyanın en saygın doğa koruma kuruluşlarından biri olan WWF’nin ülkemizdeki temsilcisi olarak WWF-Türkiye unvanını elde etmiştir. Bu süre içinde çalışma alanlarını genişleten DHKV, destekçilerinin, uzman kadrosunun ve sponsorlarının katkısıyla önemli doğa koruma projelerine imza atmıştır. Özellikle iklim değişikliği, sulak alanlar, ormanlar, nesli tehlike altındaki türler ve hassas yaşam alanları konularındaki uzmanlığı ve proje yönetimindeki profesyonel yaklaşımıyla çeşitli kamu ve özel sektör fonlarını kullanmaya hak kazanmıştır. Bu süre içinde DHKD de bazı bitki projelerini yürütmeye devam etmiştir.
2009 yılında Vakıflar Mevzuatı’nda yapılan değişiklikle vakıflara üye kaydının önünün açılmasının ardından, DHKD yönetimi DHKD’nin DHKV ile kurumsal birleşmesini tamamlama önerisini DHKD Genel Kurulu’na taşıma kararı almıştır. 27 Şubat 2010 tarihinde gerçekleştirilen genel kurulda oylanarak kabul edilen bu birleşme sonrasında, aidatını ödemiş olan tüm DHKD üyeleri vakıf üyeliği statüsü kazanacaktır. DHKD’nin ünlü kelaynak logosu DHKV adına tescil ettirilecek, DHKD tarafından yürütülen bitki projeleri Vakıf tarafından sürdürülecektir.
DHKD’nin DHKV ile birleşmesiyle ilgili olarak söz konusu kurumların başkanları şunları söylediler:
Nergis Yazgan, DHKD Yönetim Kurulu Başkanı: ‘’Bugün, yıllar önce başlattığımız ve fiilen çoktan tamamlanmış olan vakıflaşma projemizin hukuki sürecini tamamladık. Bu vesileyle 35 yıllık geçmişimizi gözden geçirip, üyelerimizle bazı anılarımızı da paylaştık. Özel ve duygusal bir toplantı oldu. Bu arada birleşmeye karşı oldukları anlaşılan küçük bir grup doğaseverin mesajlarını da dikkatle dinledik. Görülüyor ki onlar bu konuda eksik ve yanlış bilgilendirilmişler; kararı bir birleşme değil bir kapatma süreci olarak algılamışlar. Bundan sonra eski-yeni tüm üyelerimizi DHKV çatısı altında toplayarak her zamankinden daha güçlü bir kitle örgütü oluşturmak üzere çalışmalarımızı hızlandırıyoruz. Tüm doğaseverleri, Vakfımıza üye olup, 35 yıl önce başlayan mücadelemize destek vermeye davet ediyorum.’’
Akın Öngör, DHKV Yönetim Kurulu Başkanı: ‘’Vakıfla Derneğin birleşmesi, uzun yıllar süren bir hukuki sürecin tamamlanmasından öte, simgesel bir önem de taşıyor. Derneğimizin ülkemizde doğa koruma alanındaki köklü geçmişini simgeleyen kelaynak logosuyla, dünyanın bu alandaki en güçlü kurumu olan WWF’nin panda logosu, artık yine aynı kurumda yaşamaya başlayacak. Bu arada Genel Kurul sunumlarında yer alan tarihçede bir kez daha gördük ki bu işler, ne sadece parasal kaynakların tahsisiyle, ne de sadece gönüllülerin iyi niyetli girişimleriyle oluyor. Gerçek başarı, ancak bunlar bir araya getirildiğinde mümkün. Bugün gezegenimizin, her zamankinden daha fazla, küresel sorunlara küresel çözümler üretmek için bir araya gelmiş gönüllü destekçilere ve kaynakları doğru yöneten uzmanlara ihtiyacı var. Bu birleşme, katetmeye çalıştığımız yolda önemli bir kilometre taşı olmuştur. Vakıf Başkanı olarak yeni üyelerimize hoşgeldiniz diyor, bu vesileyle ben de tüm doğaseverleri bize destek vermeye davet ediyorum.’’ |
|
İstanbul, 16 Şubat 2010
Değerli DHKD üyeleri ve dostları,
Son günlerde internette yer alan yazışmalar kapsamında, DHKD’nin 15 yıldır süren vakıflaşma sürecine dair bazı tarihsel olguları paylaşmak istiyoruz. 1996 yılından beri bu sürecin içinde olan kurucular ve Yönetim Kurulumuz için bu sürecin bir fesh/kapatma olmadığını belirtmeliyiz. Mevzuatta bu şekilde yeralmakla beraber bu süreç ve dayandığı felsefe “kapatma” kelimesiyle tanımlandırılamayacak kadar geniş kapsamlıdır.
DHKD, özellikle, 1980lerin sonundan itibaren büyük gelişme göstermiştir. Bu dönemde uluslararası WWF’in de önemli desteği ile kurumsallaşmış ve profesyonel proje çalışmalarıyla kamuoyunun desteğini kazanmıştır. 1996 yılında, DHKD’nin vakıflaşarak güçlenmesi ve büyümesi için kurduğumuz DHKV ile bütünleşmesi için o dönemki yönetim kurulları, çalışanları ve üyelerimizle bu yönde pek çok kararlar alarak somut adımlar attık. Amaç DHKD’nin DHKV olarak çalışmalarını büyüterek sürdürmesiydi. Nasıl Derneğimizi bizler 35 yıl önce Dernek olarak kurmuş isek 15 yıl önce de kendimizi Vakıfa dönüştürmek üzere bir Vakıf kurduk ve o günden bugüne bu süreci tamamlamaya çalışmaktayız. Bu adımlar DHKD’nin kurumsal süreci ve tarihinin de bir parçasıdır. 1996 yılından beri bu sürecin gerçekleşmesini isteyen büyük sayıda üyemiz, kurucumuz ve destekçi vardır. Biz bugünkü Yönetim Kurulu olarak bu sürece dair adımları DHKD Genel Kuruluna getirmeyi bir görev biliyoruz.
Geçen 15 yıl içerisinde DHKV kurumsallaşma yolunda önemli aşamalar geçirmiştir. Son iki yıl içinde gerekli adımlar atılarak Vakıf’ın üye kabul etmesinin yolu açıldı. Böylece DHKD üyeleri DHKV’nin de üyesi olabiliyor. Bu kapsamda bir davet mektubu da önümüzdeki günlerde sizlere sunulacaktır.
Hepimiz için son derece değerli DHKD logosu, birleşme süreci nedeniyle kendi adına bir logo tescil ettirmeyen DHKV’nin logosu olarak yaşatılacaktır. Ayrıca Vakfımız WWF’in Türkiye temsilcisi olarak panda logosunu da kullanmak hakkına sahiptir.
DHKV, DHKD’nin kurucuları, emektarları ve DHKD’nin kendisinin de kurumsal kurucusu olduğu hepimizin vakfıdır. Aynı zamanda dünyanın en saygın doğa koruma kuruluşlarından biri olan WWF’nin de Türkiye temsilcisi olarak uluslararası bir statüye sahiptir. DHKD ve WWF neredeyse son 20 yıldır hep beraber çalışmıştır. Kendi kimliğimizi koruyarak bu itibarlı uluslararası kuruluşun bir parçası olmak kurumsal gelişmemizin de bir parçası olarak görülmelidir.
Takdir edileceği gibi; DHKD ikibinli yıllara, 35 yıllık geçmişinde rol oynayan kurucuları, çalışanları ve destekçileriyle beraber gelmiştir. Elbette DHKD’nin kurucuları ve bizler; derneğimizin giderek küçülmesi yerine büyüyerek bu yüzyıla uygun bir kurum olarak gelişmesini arzu etmektedir. DHKD büyük geçmişiyle ve tüm üyelerinin katılımıyla daha büyük ve güçlü bir kurum olmayı haketmektedir. Bu gerçeklerin samimiyetle siz değerli DHKD dostlarının bilgisine sunarak, tartışmaların doğru bir temelde yürütülmesine katkı sağlayacağımızı umuyoruz.
Doğal Hayatı Koruma Derneği
Yönetim Kurulu
|
Doğal Hayatı Koruma Derneğinin (DHKD) olağan Genel Kurulu 28 Mart 2009 tarihinde Marmara Belediyeler Birliği’nde yapıldı. Genel Kurul sonunda seçilen yeni Yönetim Kurulu üyeleri aşağıdaki gibidir:
| Nergis Yazgan | | Başkan | | Füsun Gençsu | | Başkan Yardımcı | | Metin Konca | | Sayman Üye | | Mehmet Güler | | Sekreter Üye | | Deniz Öztok | | Üye | | Sedat Kalem | | Üye | | Hayri Molu | | Üye |
Yeni Yönetim Kurulu, Prof.Dr.Neriman Özhatay başkanlığındaki eski Yönetim Kurulu üyeleri ile geçen hafta (09 Nisan 2009) buluşarak görevi teslim aldı.
Değerli üyelerimizin ve kamuoyunun ilgi ve bilgisine sunarız.
Saygılarımızla,
Doğal Hayatı Koruma Derneği Yönetim Kurulu |
|
Lara-Perakende Kumullarında koruma statüleri uygulanmalıdır |
|
Doğal Hayatı Koruma Derneği (DHKD) tarafından Önemli Bitki Alanı (ÖBA) olarak tanımlan Lara- Perakende Kumullarında nesli tehlike altında en az 34 bitki yetişmektedir. Bunlardan 19’u Türkiye’ye özgüdür; dünyanın başka hiç bir yerinde doğal olarak bulunmaz. Alanın batı ucundaki Lara Kumul Ormanı, bugünkü formuna yaklaşık 80 yılda ulaşmış kızılçam ve fıstık çamları içerir.
Kıyı ekosistemlerinin dünyanın en hassas ve nadir doğal yaşam alanlarından biri olduğu düşünülürek koruma altına alınması çok önemlidir. Lara-Perakende Kumullarının da ulusal yasalar ve uluslar arası sözleşmeler çerçevesinde koruma statüleri belirlenmiştir. Alanın hak ettiği koruma statülerinin uygulanması için gereği yapılmalıdır. |
|
Read more...
|
|
|